Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

..:: Abuli.Org ::..

                                                                                  YÖREDE UNUTULANLAR

                                                                         ATA SÖZLERİMİZ


                                              Afkurmasını bilmeyen köpek, koyuna kurt getürür..
                                              Ayranum budur, yarısı sudur yersen de budur, yemesen de budur..
                                              Ben derum torunum yok, o derki dayimsun dayim..
                                              Bişe desem söz olur, demesem maraz olur..
                                              Çocukla gitma yola olur başuna bela..
                                              İlan eğrulur, buğrulur deliğune girince doğrulur..
                                              Korkma kişin kişundan, kork aprilun beşinden..
                                              Kedinun kuyruğuna basmayinca sana hirlamaz..
                                              Köpeği andun, ketilayı hazırla..
                                              Madem gideyi miras, bende yiyeyim biraz..
                                              Ne kosan çanağuna o gelur kaşığuna..
                                              O kızım saha derum  o gelinum sen işit ..
                                              Öküz eldi ortaklık bozuldu..
                                              Tatlı dil ilanı deluğinden çıkarur..

                                                                   BATIL İNANIŞLARIMIZ


1- Eşyası kaybolan kişi, şüphelendiği kişilerde olmak üzere bir çok kişiden fasulye toplar. Fasulyelerin üzerine okunur, nemli bir yerde bekletilir.Fasulyeler nemden kabarıp kabuğu çatlamaya başlayınca eşyayı çalan hırsızın da karnının şişip, çatlayacağına inanılır.
2- Kurbağalar bağırınca yağmur yağar.. İnsan teninin hissedemediği ince yağmur damlacıklarını kurbağalar hisseder.
3- Çocukların çekilen dişi, evin çatısına atıldıktan sonra kargalar bu dişi alır, yenisinin  çıkacağına inanılır.
4- Yemek kepçesini çok yalayan kişinin düğünün de kar veya yağmur yağar.
5- Çakallar uluduğunda, hava açıksa yağmur yağar, kapalıysa güneş açar.
6- Sağ eliniz kaşınırsa ummadık yerden para gelir, sol kaşınırsa ummadık yere para gider.
7- Geceleyin tırnak kesilmez..

                                                                          YAYLACILIK


Yörede arazinin konumu hayvanlar için yeterli beslenmeye elverişli değildir. Hem hayvanların daha iyi beslenmesi hem de yağ, peynir ve çökelek elde etmek amacıyla yaylaya çıkılır. Ancak, bugün 20-30 yıl öncesine kadar bütün canlılığı ile devam eden o yayla yaşamı kaybolmaya yüz tutmaktadır.O günlerin anısını 3-5 aile yaşatmaya çalışmaktadır..

Yayla Hazırlıkları 
Yayla çıkış zamanı hava şartlarına bağlı olarak değişir. Genel de Mayıs ayı sonu ile Haziran başıdır. Tarih muhtar ve köy heyetleri tarafından birlikte belirlenir.Bu tarih, yağan kar miktarına ve karın tahmini kalkış zamanına göre tespit edilir. Belirlenen tarihten önce kimse yaylaya çıkmazdı.

Mezre :Mezrelerın rakımları yaylalara göre daha düşük olduğundan kar erken kalkar. Nisan ayı sonunda, Mayıs ayları başında bu mezrelere gidilir ve orada 15-20 gün yaylaya çıkış tarihine kadar kalınır. Mısır öğütülmesi, at ve katır varsa semer ve eyerlerin gözden geçirilmesi, yiyecek, giyecek, hayvanların bağlanacağı ip ve kazıklar gibi hazırlıklar yapılır, köyden gelenlerle birlikte yaylaya çıkılırdı..Sığırların alınlarına ya da boyunlarına nazar boncuğu veya muska takılırdı. At veya katırı olmayanlar yüklerini sırtlarında taşırlar, Taşımayanlar kiracı tutarlardı. Yük taşınması gayet eğlenceli olurdu. Köyün gençleri genellikle   hep birlikte yüklerini alır sabah erkenden yayla yoluna koyulurlardı. Belli yerlerde mola verilir, açlıklarını giderir,horon oynarlardı.Yol boyunca kızlar ve erkekler karşılıklı atma türkü atarlardı.

Yayla Hayatı
Yayla hayatı Haziran ayının başından Eylül ayının ilk haftasına kadar sürüp giden üç aylık bir dönemi kapsar. Havalara göre bu süre azalıp, kısalabilir. Yaylada günlük hayat çok erken başlar. Sabah erkenden kalkılıp, sığırlar sağılırdı. Sütün kaymağı alınıp kaymak kabında, kaymağı alınmış süt ise peynir kazanında biriktirilir. Güneş doğarken hayvanlar çözülür ve yayıma bırakılır. Hayvanlar yayıma (otlak alanı) götürüldükten sonra ahırın gübresi temizlenir.Yaylacının günlük işlerinin başında, sağılan sütü değerlendirmek gelir. Peynir kazanında toplanan kaymağı alınmış süt, belli bir kıvama geldiğinde peynir(başlı peynir) yapılır. Peynir suyu kaynatılarak tülbentten yapılmış minci torbalarına dökülerek süzdürülür. Bu şekilde elde edilen peynir ve minci tuzlandıktan sonra  kapların konulur. Sığırlar ikindiden sonra yayımdan toplanarak eve getirilir ve bağlanırdı. Sisli havalarda sığırların yerini tespit etmede bir kolaylık sağlamak için boyunlarına orta büyüklükte çıngırak(tanga) takılır. Çıngırak takma adeti aynı zamanda kurt gibi yabani hayvanları da ürkütmeye yöneliktir.Otlar azalmaya başlayınca, otlak alanların bir bölümü geçici bir süre hayvanların girmesine yasaklanırdı. Yaylacıların ortak kararı ile alınan ve 20-30 gün süren bu yasaklama adetine "Koru" denilirdi. Korunun sona erdiği, bir gün önceden her eve duyurulur, ertesi sabah bütün yaylacılar hayvanlarını, koru süresince biraz daha yeşeren bu otlağa götürülürdü. Buna da "Koru Bozmak" denirdi. Korunun bozulması yaylacılara endişe ile karışık bir heyecan verirdi.Çünkü sığırların tek bir alanda toplanması, hayvanların birbiriyle kapışması sebebiyle tehlike oluşturmaktaydı.Havalar soğuması ile  bütün sene boyunca yapılan hayvansal ürünlerin alt yaylalara ulaştırılma telaşı  başlardı, sabah erkenden herkes yollara düşerdi.İlk karın yağmasıyla da gelecek yıl için evlerin örtüleri (harduma) toplanır,çürümesin diye örtülerek üst yayla terk edilirdi.Kar yağışı dağlardan aşağıya indikçe diğer yaylalardan da göç edilerek köye kadar gelinirdi..

                                                              DUALAR&BEDDUALAR


                        DUA:                                                                                    BEDDUA:                                            
                        Allah zihin açıkluği versun.                                                     Adın kesilsun..
                        Allah bedeni sihetuni versun.                                                  Başun kesile..
                        Allah ağrilaruni kafdağinun arkasina aşursun.                           Hayirini gormeyesun..
                        Anan kesilsun sağa .                                                              Murt gidesun.
                        Nur aksun mezerluğuna..                                                       O ander kaybana kalasun.
                                                                                                                  
                                                                                                                 

 

                                Bu sayfa ile ilgili ilave etmek istediklerinizi lütfen bize yazın..  abulinet@msn.com

                                                                      ANA SAYFA    |     GERİ